HAKKIMIZDA

2015 yılında kurulan Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi; günlük hayatımızda büyük önemi olan kahvenin temas ettiği pek çok değeri bir araya getirmeyi ve kahvenin sanatla olan ilişkisini farklı kültür-sanat projeleriyle yaşatmayı amaçlamaktadır.

ABOUT US

Founded in 2015, Mehmet Kurukahveci Cultural Center, through different artistic activities and cultural projects, aims to bring together values that are touched by coffee, the most important beverage in our lives and its relationship with arts.

İLETİŞİM

info@mkkulturmerkezi.org adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İletişim Formu

CONTACT

You can contact us from info@mkkulturmerkezi.org

Contact Form

BİR FİNCAN KAHVE İÇİN

Belgesel
45 dk.
Dil: Portekizce ve İspanyolca; Türkçe ve İngilizce alt yazıyla

Bir “Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi” projesi

Yönetmen: Aydan Önder – Ali Özbora
Kurgu: Erkan Özekan
Görüntü Yönetmeni: Timur Civan

“Bir Fincan Kahve İçin”, izleyiciyi kahvenin yetiştiği topraklarda bir yolculuğa çıkarırken kahve bitkisini ve kahve için çalışan insanların hiç bilinmeyen hikâyelerini anlatıyor.

Çekimleri Brezilya ve Kolombiya’da gerçekleştirilen belgeselde kahve çiftçilerinden işçilere, tadımcılardan kavuruculara kadar kahvenin bardaklara ulaşmasında rol oynayan pek çok kişi kahveyi kendi gözünden kendi dilinden anlatıyor.

Belgesel, bir fincan kahvenin arkasındaki emek zincirinin her noktasında yer alan insanların hayatlarını gözler önüne sererken, kahve sevenleri iklim değişikliğinin gelecekte kahve üretiminin sürekliliği üzerindeki etkisinin önemini düşünmeye davet ediyor.

İlham kaynağı Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi’ne ait olan belgeselin yapımcılığını Velocity İstanbul, yönetmenliğini Ali Özbora ve Aydan Önder üstlendi.

FOR A CUP OF COFFEE

Documentary – 45 min.
Language: Portuguese and Spanish; with Turkish and English subtitles

A “Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi” project

Director: Aydan Önder – Ali Özbora
Editing: Erkan Özekan
Cinematographer: Timur Civan

The documentary film “For a Cup of Coffee” takes you to the places where coffee is grown. It is not only about the journey of coffee from the plant to the cup, but it also tells the unknown story of coffee people who dedicate their lives to a good cup of coffee.

The movie, filmed in Brazil and Colombia, narrates the tales of coffee people from farmers to workers, from roasters to tasters, in their own language, and from their perspectives. As the documentary reveals the daily lives of coffee laborers throughout the whole chain of production, it also emphasizes the importance of climate change which may heavily effect the sustainability of coffee.

Kurukahveci Mehmet Efendi’den
“HAKİKİ KAHVE KEYFİ” Gezici Sergi

Türk ve dünya kahve kültürünün yolculuğunu ele alan “Hakiki Kahve Keyfi” isimli gezici serginin ilk durağı İstanbul Galataport Paket Postanesi

Dünya Türk Kahvesi Günü vesilesiyle 5 Aralık 2024’te açılışı yapılan ve 15 Şubat 2025 tarihine kadar İstanbul Galataport Paket Postanesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilen “Hakiki Kahve Keyfi” sergisi üç ana konuyu ele alıyor:

Kahve ve Kahvehane bölümünde; ilk kez Etiyopya ve Yemen’de yetiştirilmeye başlayan ve Sufi dervişler aracılığıyla yaygınlaştırılan kahvenin, 1500’lü yıllarda imparatorluk başkenti İstanbul’da çok yönlü bir ikram kültürüne dönüştüğü, kahvenin Avrupalı gezginler ve tacirler tarafından “Türk âdeti” olarak tarif edildiği, kahve ve kahvehane kültürünün özellikle 17. ila 19. yüzyıllar arasında tüm toplumların sanat, kültür, siyaset ve ekonomi alanlarına büyük katkı sağladığı özet bilgiler ve görsellerle ele alınıyor.

Kahve Yetiştiriciliği ve İklim Değişikliği bölümünde; kahve bitkisinin özellikleri, başlıca kahve türleri, kahve yetiştiriciliğinin zorlukları ile küresel iklim değişikliğinin son yıllarda kahve yetiştiriciliğini ve kahve tedarik zincirini nasıl tehdit ettiği anlatılıyor. Aynı bölümde ayrıca Türkiye’deki ilk kahve yetiştirme denemeleri ele alınıyor.

Üçüncü bölümde ise kahve kültürümüzün 1871’den beri yaşatılmasında önemli bir görev üstlenen Kurukahveci Mehmet Efendi’nin kurum tarihi ve günümüzdeki üretim ve ihracat faaliyetleri anlatılıyor.

Serginin bu üç ana bölümü yanı sıra, Galataport Paket Postanesi için özel olarak tasarlanan bölümlerde gerek markanın gerekse Paket Postanesi’nin tarihi açısından anlamlı ek içeriklerde, Kurukahveci Mehmet Efendi’nin 1950’li yılların ortasına kadar Paket Postanesi üzerinden yaptığı şehir dışı gönderimler, Anadolu’nun en ücra köşelerinden gelen bakkal, kuruyemişçi ve kahvecilerden gelen sipariş mektuplarıyla anlatılıyor.

Sergiyle birlikte Kurukahveci Mehmet Efendi kahve ürünlerinin satışı yapıldığı “pop-up” mağazada ise eski kahve fincanları, cezve, ibrik, kavurma ve öğütme aletleri gibi bazı tarihî kahve gereçlerinin yanı sıra bazı klasik espresso makineleri sergileniyor, kahve ikramları yapılıyor. Yine aynı katta yer alan atölye alanında üniversite öğrencileriyle kahve tarihiyle ilgili seminerler ve kahve tadım atölyeleri düzenleniyor.

Sergiyle ilgili Kurukahveci Mehmet Efendi CEO’su Tuncer Akgün şunları söyledi:

“Firmamız için bu sergi ticari bir projeden ziyade bir kültür hizmeti projesidir. Kahve kültürünün Doğu’dan Batı’ya, özellikle de İstanbul’dan Avrupa’ya yayıldığı gerçeğini hatırlatmanın, ülkemizin dünya kahve kültürüne yaptığı katkılara sahip çıkmanın çok önemli olduğu düşüncesiyle sergi içeriği ve tasarımı çok büyük bir özenle hazırlandı. Sergimizin açılışını Dünya Türk Kahvesi Günü’nde, kurumumuz için özel bir önem taşıyan eski Karaköy Paket Postanesi’nde yapabildiğimiz için ayrıca çok mutluyuz. 2025’ten itibaren gezici sergimizi ülkemizin farklı şehirlerinde kahveseverlerle buluşturmayı hedefliyoruz.”

Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kurukahveci ise; “‘Hakiki kahve keyfi’ ifadesi bizim için özenle hazırlanmış iyi bir kahve değildir sadece; kahve keyfinin dostluğa, sohbete, paylaşmaya vesile olmasıdır. Bu düşünceden hareketle sergimizin tüm yerli ve yabancı kahveseverlerin ilgisini çekeceğini, misafirlik ve ikram geleneğimizin baş tacı olan kahvenin yeni dostluklara ve paylaşımlara vesile olmasını canı gönülden ümit ediyoruz.” dedi.

“THE TRUE JOY OF COFFEE”
a Travelling Exhibition by Kurukahveci Mehmet Efendi

“The True Joy of Coffee”, a travelling exhibition portraying the journey of Turkish and world coffee culture opens at Istanbul’s Galataport Paket Postanesi

“The True Joy of Coffee” exhibition focuses on three main topics:

The Coffee and Coffeehouse section explores how coffee, first cultivated in Ethiopia and Yemen and spread by Sufi dervishes, transformed in the mid-1500s into a sophisticated culture of hospitality in Istanbul, the imperial capital. It highlights how European travellers and merchants described coffee as a "Turkish custom" and how, especially in the 17-19the centuries, coffee and the coffeehouse contributed to the development of arts and culture, of politics and economy throughout the world.

The Coffee Cultivation and Climate Change section discusses the characteristics of the coffee plant, major coffee varieties, and the hardships of coffee cultivation. It also looks at how global climate change has been threatening coffee cultivation and the coffee supply chain in recent years while also providing insight into efforts to begin coffee cultivation in Turkey.

The third section briefly portrays the history of Kurukahveci Mehmet Efendi, which has played a crucial role in preserving Turkey’s coffee culture since 1871, as well as the company’s current production and export activities.

In addition to these three main topics of the travelling exhibition, additional content was specially designed for the Galataport Paket Postanesi, drawing parallels between the company’s history and that of Istanbul’s former parcel post office. Letters and telegraphs from grocers, spice shops and coffee shops document Kurukahveci Mehmet Efendi’s coffee deliveries via the Post Office to even the remotes corners of Anatolia until the mid-1950s.

Alongside the exhibition, there is a “pop-up store” that sells Kurukahveci Mehmet Efendi coffee products while offering free coffee drinks to exhibition visitors. The store also includes displays of old coffee utensils such as coffee cups, cezves, ibriks, roasting and grinding tools, as well as a selection of vintage espresso machines.

Seminars on coffee history and coffee tasting workshops aimed at university students are held in parallel to the exhibition.

Tuncer Akgün, CEO of Kurukahveci Mehmet Efendi, stated:

“We regard this exhibition as a service to coffee culture rather than as a commercial project. Its content and design were prepared with great care. We believe it is important to refresh our collective memory, recalling how coffee culture spread from East to West, particularly from Istanbul to Europe and beyond, appreciating our country's contribution to global coffee culture. We are also very happy to be able to open our exhibition on World Turkish Coffee Day at the old Karaköy Post Office, which holds a special place in our company’s history. We are planning to take the exhibition to various cities across Turkey in 2025.”

Mehmet Kurukahveci, Board Member, said:

“For us, ‘The true joy of coffee’ means more than just good coffee. Rather, it's about how the pleasure of coffee invites friendship, conversation, and sharing. With this thought, we sincerely hope that our exhibition will attract the interest of all local and foreign coffee lovers, and that coffee, the crown jewel of our country’s tradition of hospitaly, will lead to new friendships and experiences of sharing and exchange.”

Having opened on the occasion of World Turkish Coffee Day on December 5, 2024, “The True Joy of Coffee” exhibition will be open to visitors free of charge at the Istanbul Galataport Paket Postanesi until February 15, 2025.

“ÜÇ ŞEHİR BİR KAHVE”
Kahveye farklı bir bakış sunan bir sergi

Kahve keyfi: Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın paylaştığı köklü lezzet geleneği… Nerede olursak olalım, günlük koşuşturmalarımızın arasında bir fincan kahve içimlik sürede soluklanıyor, bu koyu renkli sıvının nefasetiyle kâh rahatlıyor kâh canlanıyoruz.

7 Ocak 2016 tarihinde Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşan “Üç Şehir Bir Kahve” isimli sergi, kahvenin üç başkenti sayılan Kahire, İstanbul ve Viyana’nın kendilerine özgü kahve kültürlerine odaklandı. Kahve tutkusunun evrenselliğini yansıtan sergide, günümüze ait fotoğraflara bu üç şehrin kahve tarihini ve geleneğini yansıtan ilginç alıntılar eşlik etti.

İlk kim bulmuş? Kim ilk kez pişirmiş? Kim dünyanın hangi ülkelerine taşımış? Kahvenin yaygınlaşmasında Habeşistanlı bir keçi çobanının, Yemenli bir dervişin ve Ukraynalı bir asilzadenin rol oynadığı doğru mudur? Serginin amacı da, işte bu ve benzer sorularla, dünyanın en sevilen içeceklerinden biri olan kahvenin rengârenk hikâyeler ve sürprizlerle dolu tarihçesini fotoğrafik bir anlatımla gözler önüne sermek.

Suna Altan’ın küratörlüğünü üstlendiği sergide, Manuel Çıtak’ın Kahire, İstanbul ve Viyana’da çektiği muhteşem fotoğraflarla adı ister kahwa, kahve, kaffee olsun kahvenin hiç değişmeyen evrensel keyfi izleyenlere sunuldu.

“Üç Şehir Bir Kahve”

Millî Reasürans Art Gallery
Nişantaşı, İstanbul
7 Ocak – 27 Şubat 2016

Küratör: Suna Altan
Fotoğraf Sanatçısı: Manuel Çıtak
Sergi Tasarımı: Yeşim Bakırküre, Ypsilon Design
Grafik Tasarımı: Haluk Tuncay
Video: Sercan Tekcan
Düzenleyen: Mehmet Kurukahveci Kültür Merkezi

“THREE CITIES, ONE COFFEE”
An exhibition featuring a different look to coffee

The joy of coffee: A tradition of deep-rooted flavor shared by millions of people all over the world... Wherever we are, we stop for a moment, just enough time for a cup of coffee; to take a break in between our daily hustles and bustles to relax or to liven up with the exquisite taste of this magical dark liquid.

The exhibition titled “Three Cities, One Coffee”, which ran at Millî Reasürans Art Gallery on the 7th of January 2016, focused on the coffee cultures of Cairo, Istanbul and Vienna which are considered to be the capitals of coffee. The exhibition reflected the universality of the passion for coffee and present day photos were accompanied by interesting quotations expressing the history and tradition of coffee in these three cities.

Who discovered it, who brewed it for the first time, and who made it become popular in which parts of the world? Is it true that an Ethiopian goat herder, a Yemeni dervish, and a Ukrainian nobleman played a role in the spread of coffee? With these and many similar questions, the exhibition aimed to bring forward in a photographic narration the brilliant and colorful stories and surprising history of coffee, one of the world's most popular beverages.

Curated by Suna Altan and featuring Manuel Çıtak’s spectacular photographs shot in Cairo, Istanbul and Vienna, the exhibition showcased the universal joy of kahwa, kahve, kaffee, or simply coffee.

“Three Cities, One Coffee”

Millî Reasürans Art Gallery
Nişantaşı, Istanbul
January 7 – February 27, 2016

Curator: Suna Altan
Photo Artist: Manuel Çıtak
Exhibition Design: Yeşim Bakırküre, Ypsilon Design
Graphic Design: Haluk Tuncay
Video: Sercan Tekcan
Organizer: Mehmet Kurukahveci Cultural Center

RENKLİ TÜRKİYE

Türkiye’nin sayılı fotoğraf sanatçılarından İzzet Keribar’ın Türkçe ve İngilizce olarak kaleme alınmış yeni kitabı “Renkli Türkiye”, sanatçının son 20 yılda çektiği fotoğraflardan bir seçki sunuyor. Seçkide, ülkenin çeşitli bölgelerinde farklı mevsimlerde çekilmiş fotoğrafların yanı sıra, arkeolojik ve mimari değerlerin öne çıktığı, şehir görüntüleriyle birlikte yöre insanının bir araya geldiği kareler öne çıkıyor. Yıllardır çektiği fotoğraflarla Türkiye’nin görsel belleğini kayıt altına alan sanatçının son kitabı da koleksiyon değerine sahip önemli bir arşiv niteliği taşıyor.

Gerek ulusal, gerekse uluslararası fotoğraf yarışmalarında birçok ödül sahibi olan ve son 20 yıldan beri fotoğrafçılığı profesyonel bir meslek olarak yürüten İzzet Keribar, yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda kişisel fotoğraf sergisi ve dia gösterisi gerçekleştirdi. Bugüne dek birçok kitabı yayımlanan sanatçı, 1985 yılında Uluslararası Fotoğraf Federasyonu tarafından AFIAP (Sanatçı), 1988 yılında da EFIAP (Ekselans) unvanlarının sahibi oldu. 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının Büyük Sanat Ödülü’ne, 2018 yılında da Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü’ne layık görüldü. İzzet Keribar’ın dünyanın pek çok ülkesinde çektiği, hem dia hem de dijital ortamdaki çalışmaları, ülkemizin görsel belleğine ilişkin en önemli arşivlerden birini oluşturuyor.

COLORFUL TÜRKİYE

Written in Turkish and English, the new book 'Colourful Türkiye' by İzzet Keribar, one of Turkey's leading photographers, presents a selection of photographs taken by the artist over the last 20 years. The selection includes photographs taken in different seasons in various regions of the country, as well as photographs that highlight archaeological and architectural values, urban images and local people. The last book by the artist, who has been recording Türkiye's visual memory with his photographs for years, is an important archive with collector's value.

İzzet Keribar, who has won many awards in national and international photography competitions, has been practicing photography as a profession for the past 20 years. He has held numerous solo photography and DIA exhibitions in Turkey and abroad. The artist, who has published numerous books, was awarded the title of AFIAP (Artist) by the International Federation of Photography in 1985 and EFIAP (Excellency) in 1988. In 2012, he was awarded the Grand Art Award of the Ministry of Culture and Tourism, and in 2018 he was awarded the Presidential Grand Culture and Art Award. İzzet Keribar's works, photographed both on film roll and digitally in many countries of the world, constitute one of the most important archives of our country's visual memory.

ÜÇ ŞEHİR BİR KAHVE

“Üç Şehir Bir Kahve” kitabı Kahire, İstanbul ve Viyana’da kahvenin hayatın nasıl tam da ortasında var olduğunu, bu üç şehirdeki serüvenini, tarihi gelişimini, kültürel dinamikleri nasıl şekillendirdiğini ve günümüzdeki yansımalarını anlatıyor. Yüzlerimiz, tenlerimiz, dillerimiz farklı ama kahveye aşkımız benzer. Senin, benim, onun, hepimizindir bu kahve, diyen “Üç Şehir Bir Kahve” kitabı, doyurmadan, bunaltmadan merakınızı çoğaltmayı, sohbetinizi koyulaştırmayı, keyfinize keyif katmayı vadediyor.

Örnek sayfaları görmek için tıklayınız

THREE CITIES, ONE COFFEE

The book “Three Cities, One Coffee” tells how coffee finds its place in the midst of Cairo, Istanbul and Vienna, its tale of historical development in these cities, how it shaped their cultural dynamics, and its present-day influence on them. Our faces, the color of our skins, the languages we speak may be different, but our love of coffee is the same. This book claims that coffee belongs to all of us; “Three Cities, One Coffee”, promises to multiply your pleasure, to awaken your curiosity without being boring, to deepen your conversation while adding delight to your satisfaction.

Check the sample pages